Kalp krizi dünya genelinde en sık görülen ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Kalp krizi denildiğinde aklımıza çoğunlukla göğsün sol tarafında ani başlayan şiddetli ağrı geliyor. Ancak görmezden gelinen başka işaretlerde var. Prof. Dr. Şahin Şenay, kalp krizinin görmeden gelinen 6 önemli belirtisini açıkladı.
Kalp krizi, tıbbi adıyla akut miyokard enfarktüsü, kalbe kan taşıyan bir veya daha fazla koroner arterin ani olarak tıkanması sonucu kalp kasına yeterli kan ve oksijen gitmemesiyle oluşan acil bir durumdur. Bu tıkanma genellikle damar içi yağ birikintilerinin (plak) yırtılıp üzerine pıhtı oluşmasıyla meydana gelir. Kan akışı durduğunda, etkilenen kalp kası hızla hasar görür veya ölür.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre kardiyovasküler hastalıklar (kalp ve damar hastalıkları) dünya genelinde en önde gelen ölüm nedeni.
2022’de yaklaşık 19.8 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarına bağlı olarak yaşamını yitirdi; bunun yüzde 85’i kalp krizi ve inmeye bağlı ölümlerdi, yani çok büyük bir kısmı akut olaylardı.
Kalp krizi bazen klasik, kolay tanınan belirtilerle başlamaz; hatta bazı durumlarda göğüs ağrısı hiç olmayabilir. Bu da tanının gecikmesine ve hayati sonuçlara yol açabilir. Beynimiz özellikle belirsiz ve alışılmadık hislerde, çoğu zaman ‘tehlike’ yerine daha masum bir açıklama bulmayı tercih edebilir. Tipik bir göğüs ağrısı yok ise, kalp krizinin sessiz belirtilerinin mide, stres ya da yorgunluk olarak yorumlanması bu nedenle şaşırtıcı değildir.
"HİÇ GÖĞÜS AĞRIM OLMADI" DİYENLER DE VARProf. Dr. Şahin Şenay, "Kalp krizinin mutlaka ağrıyla ortaya çıktığı düşüncesi çok yaygındır. Evet, kalp krizinde ani başlayan şiddetli sol göğüs ağrısı sık karşılaştığımız bir durumdur. Ancak klinik pratiğimizde, kalp krizi geçirdiği hâlde ‘hiç göğüs ağrım olmadı’ diyen çok sayıda hasta ile karşılaşırız. Güncel bilimsel verilere göre kalp krizinde esas olan, vücudun verdiği alışılmadık sinyallerin varlığıdır. Bu sinyaller her zaman şiddetli bir ağrı şeklinde olmak zorunda değildir." diyor.
KALP KRİZİ NASIL ORTAYA ÇIKAR?Kalp krizini genellikle kalp damarlarının tıkanıklığına bağlı olarak kalp kasının oksijensiz kalması tetikler, bu durum her bireyde aynı şekilde hissedilmez. Ağrı algısı; stres düzeyi, diyabet gibi ek hastalıkları ve sinir sistemiyle yakından ilişkilidir, beyin ciddi bir kalp sorununu her zaman “ağrı” olarak kodlamayabilir. Bu nedenle kalp krizi bazen çok daha sessiz ve belirsiz bulgularla kendini gösterir.
KALP KRİZİNİN GÖRMEZDEN GELİNEN BELİRTİLERİNefes darlığı
Ani ve açıklanamayan halsizlik
Soğuk terleme
Mide bulantısı veya hazımsızlık hissi
Sırt, boyun, çene ya da omuz ağrısı
Baş dönmesi veya bayılma hissi
Bu şikâyetler bazen mide, kas ya da stres kaynaklı sanılır ve önemsenmez. Asıl risk de burada başlar.
NE ZAMAN DOKTORA GÖRÜNMELİ?
Aslında bu konuda Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Dünya Sağlık Örgütü’nün ortak mesajı nettir: belirti hafif bile olsa, alışılmadıksa ciddiye alınmalıdır. Aşağıdaki durumlarda acil servise başvurmak önerilir;
Daha önce yaşamadığınız, ani başlayan veya giderek artan bir şikâyet varsa
Göğüs ağrısı olsun ya da olmasın, şikâyete nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı veya belirgin halsizlik eşlik ediyorsa
Şikâyet dinlenmekle geçmiyor ya da kısa sürede tekrarlıyorsa
Özellikle diyabet hastaları, ileri yaştaki bireyler ve bilinen kalp hastalığı olanlarda bu öneriler daha fazla önem kazanmaktadır. Bu gruplarda göğüs ağrısı olmasa bile ani başlayan diğer şikayetler kalp krizi belirtisi olabilir.
Kısacası kalp krizinde en sık yapılan hata, belirtilerin geçmesini beklemektir. Oysa erken başvuru, yalnızca hayat kurtarmaz; kalpte oluşabilecek kalıcı hasarı da azaltır. Vücudun verdiği alışılmadık sinyalleri ciddiye almak, hayat kurtarabilir.