Bakan Bolat'tan boykot açıklaması: Maddi kaybı olanlar tazminat davası açabilir

Ticaret Bakanı Bolat, "Boykot çağrısı yapanlara karşı ticaretinde maddi kaybı olan tazminat davası açabilir" dedi. İş dünyasından da tepkiler art arda geldi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "2 Nisan'da ticareti durduralım" boykot çağrılarını esefle kınadığını belirterek boykot çağrılarını, muhalefetin elindeki belediyeleri saran yolsuzluk ve rüşvet skandallarını örtbas etme girişimi olarak nitelendirdi. Bolat, şöyle devam etti: "Boykot çağrıları ekonomiyi sabotaj girişimidir. Özellikle haksız ticaret, rekabet unsurları içermektedir. Kendilerini ülkenin efendisi ve sahibi zanneden, ‘biz ne istersek o olur’ anlayışıyla hareket eden ama 22 yıldır hüsrana uğrayan, kendilerini birinci sınıf üstenci vatandaş görüp, halkımızın çok büyük çoğunluğunu adeta ikinci sınıf vatandaş görme kibrine ulaşan ve sınıfsal üstünlük savaşı veren dar çerçevedeki lüks ve rant debdebesi içinde olan çevrelerin beyhude girişimi olarak görüyoruz." HERKESİ ALIŞVERİŞ YAPMAYA DAVET EDİYORUM Bolat, Ticaret Kanunu, borçlar kanunu, rekabet hukuku, ceza hukuku ve milli güvenlik boyutu itibarıyla adalet mekanizmasında mutlaka gerekenin yapılacağına dikkati çekerek, şunları bildirdi: "Vatandaşlarımıza bir çağrım var, 'Eğer bugün, yarın, öbür gün ya da birkaç gün sonra yapacağınız alışveriş planınız varsa mutlaka 2 Nisan günü alışverişinizi, ticaretinizi yapmaya' davet ediyoruz. Bunun yanında da özellikle esnafımızın, ticaret erbabımızın, şirketlerin temsilcileri olan odalara da çağrıda bulunmak istiyorum. Esnaf, ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsalarını, üyelerinin hak ve menfaatlerini korumaya çağırıyorum. Çünkü bu onların görevidir. Makosen koltuklarında ve lüks debdebe içindeki mekanlarında Türkiye'ye yön vermeye çalışan, halkın iradesini hiçe sayanların, halkın 22 yıldır seçimlerle iş başına getirdiği hükümetin 22 yıllık ekonomideki, terörle mücadeledeki ve istikrardaki, dış politikadaki, milli savunmadaki büyük başarılarına karşı dijital sosyal medya üzerinden yapmaya çalıştıkları bu bozgunculuğu bozguna uğratmaya vatandaşlarımızı, şirketlerimizi, esnafımızı davet ediyorum. Allah'ın izniyle bu çabaları da yine hüsrana uğrayacaktır." Bolat, özellikle ticareti durdurma çabalarıyla alakalı olarak ticaretinde zarar edenlerin tazminat davası açma haklarının olduğunu anımsatarak, "Boykot çağrıları nedeniyle ticaretinde maddi kaybı olan esnafımız, şirket sahipleri ve hissedarların borçlar hukuku kapsamında tazminat davası açma hakları var, bu konuda kimse tereddüt etmesin"." ifadelerini kullandı.

İTO BAŞKANI AVDAGİÇ: TÜRKİYE'NİN YERLİ VE BAĞIMSIZ ŞİRKETLERİNE SALDIRILAMAZ İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomik boykot çağrılarının yanlış olduğunu belirterek, "Türkiye'nin yerli ve bağımsız ekonomisinin ürünü ve istihdam kaynağı olan şirketlerine saldırılamaz." değerlendirmesinde bulundu. Avdagiç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti: "Bizi biz ve bir yapan değerlerimize sahip çıkmamız gereken günlerden geçiyoruz. Şirketlerimiz bu değerlerimizin başında gelir. Boykot çağrıları yanlıştır. Türkiye, bir aklıselim ülkesidir. Köklü devlet geleneğiyle, kısır siyasi çatışmaların savuracağı bir ülke olamaz. Kaybedenin Türkiye'nin şirketleri, Türkiye'nin ekonomisi, 86 milyon vatandaşımızın fedakarlığıyla oluşturduğu üretim birikimi olmasına izin vermemeliyiz. Türkiye'nin yerli ve bağımsız ekonomisinin ürünü ve istihdam kaynağı olan şirketlerine saldırılamaz."

MÜSİAD BAŞKANI ASMALI: YERLİ SERMAYEMİZİ ZAYIFLATMA GİRİŞİMİ

MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı, son günlerde gündemde olan boykot çağrısına karşı kritik açıklamalarda bulundu. Asmalı, bu çağrının yerli ve milli sermayeyi zayıflatma amacı taşıdığını ve küresel sermayeye alan açma girişimi olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Asmalı, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını korumak için yerli sermayeye destek verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Boykot çağrısının, milli ekonomiyi zedeleyebilecek bir tehdit oluşturduğunu belirten Asmalı, iş dünyasının bu tür girişimlere karşı dikkatli olması gerektiğini ifade etti.

HİSARCIKLIOĞLU: BOYKOT ÇAĞRILARI YANLIŞTIR Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır" dedi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır" ifadelerini kullandı.

ASO BAŞKANI ARDIÇ: RİSK OLUŞTURACAK HER TÜRLÜ BOYKOTTAN KAÇINMALIYIZ Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, üretim ve istihdam sağlayan firmalar için risk oluşturacak her türlü eylem ve boykottan kaçınılması gerektiğini bildirdi. Ardıç, yazılı açıklamasında, tam bağımsızlığın ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkün olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Üretim ve istihdamın devamlılığı ekonomik bağımsızlığın temel şartlarındandır. Üretim, istihdam sağlayan firmalarımız için risk oluşturacak her türlü eylem ve boykottan kaçınmalıyız. İçinden geçtiğimiz bu zorlu sürecin, toplumumuzun tüm kesimlerini tatmin edecek itidalli bir anlayışla aşılacağına inancımız tamdır."

ASKON BAŞKANI AYDIN: SÜRECİ BU BOYUTA ÇEKMEK AKIL TUTULMASIDIR Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın ise "Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil aksine akıl tutulmasıdır." değerlendirmesinde bulundu. İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin yazılı açıklama yapan Aydın sürecin ekonomik boyuta çekilmesinin ülke ekonomisine zarar vereceğini bilirtti. Sürecin hukuk çerçevesinde sonuçlanacağını belirten Aydın, şu ifadeleri kullandı: "Hukuki süreci de hukukçularınız ile yürütürsünüz. İnsanları sokaklara döküp karşı karşıya getirerek, ülkemizin ve milletimizin refahı için gece gündüz çabalayan üreticilerimizi hedef alarak süreci yürütemezsiniz. Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil aksine akıl tutulmasıdır. Bu tarz bir çağrı, talep ancak ülkemiz üzerinde emperyalist düşüncesi olan zihniyetlere ait olabilir. Dün bu tarz çağrıların kimler tarafından yapıldığını biliyoruz. Bugün hala ülkemize bu tarz boykotları uygulayanların kimler olduğunu biliyoruz." Orhan Aydın, bu çağrıların ekonomiye yönelik olumsuz etkilerine işaret ederek, şu açıklamalarda bulundu: "Belirli bir tarafı ve grubu kendi çıkarlarınız doğrultusunda konsolide edebileceğinizi düşünebilirsiniz fakat ülke ekonomisine zarar verecek olan bu çağrılara karşı milletimiz sağduyusu ile boşa çıkartacaktır. Bu tip çağrılar sadece insanları bölmek, kendi taraftarlarını marjinalleştirmek için kullanılan bir argümandır. Halkımız da sağduyusu ile bunu boşa çıkaracaktır."



Haber Kaynağı